Süper Kupa iki temel ideolojiyi göz önüne serecek: Denetim ve agresyon… Haydi biraz daha anlaşılır olsun. Sükunet ve saldırganlık karşı karşıya gelecek.
Geride kalan 17 maçına baktığımızda Galatasaray, oyunu denetim ederek çift taraflı gayret ile ayakta kalmayı ve tepede tutunmayı başardı. Pas odaklı oyun sergiliyorlar. Topa sahip olmada %62,1, maç başına 440 pasın yüzde 87,3’ünü isabetle gerçekleştiriyorlar. Uzun toplar da bu değerlendirmeyi destekliyor. Savunmada maç başına daha az gol yeme (0,7) daha fazla tehlike engelleme (20,8) ve daha fazla isabetli şut sayısı denetim ve pas oyunu hipotezini destekliyor.
Fenerbahçe daha agresif ve fizikî gayret yüklü profil çiziyor. Maç başına daha fazla pas ortası (8.4), top çalma (19,0), ikili çaba kazanma (yüzde 54,6), isabetli şut (6,8) sayıları ile oyunu önde ve sert oynamayı tercih ediyorlar. Bu yapı, daha fazla, faul, sarı kart ve gol yeme ortalamasını etkiliyor.
Bu maçta Fenerbahçe’nin Lazio’dan transferi Guendouzi, Musaba ile birlikte birinci kere statta olacaklar. Tahminen bir ölçü (!) birlikte seyrederiz ikisini… Asensio, Skriniar, Duran ve Kerem de işlerini görür.
Galatasaray’da Lemina döndü derbide Torreira ile buluşacak. Yunus, Barış Alper ve vilayetle de İcardi… Her iki ekip için de söyleyelim: Bu maçı golsüz bitirmezler! İşte ligin en kıymetli iki antrenörü Okan Buruk ile Tedesco, kuşkusuz Muhteşem Kupa finalinin patronajını ele geçirmek için farklı ve renkli oyun da oynatabilecekler. Kendi adıma şimdiden onları kutluyor ve alkışlıyorum
Kaynak: Milliyet

Bir yanıt bırakın